Nefret
“İnsan doğası denen bir şey yoktur, insan toplumsal ilişkilerin bir sonucudur”. Marx
Tarih: 10.9.2019 23:37:55
Özgür Karakaya

“İnsan doğası denen bir şey yoktur, insan toplumsal ilişkilerin bir sonucudur”. Marx

 

Sözlüğümüz, nefret kelimesini şöyle açıklamıştır:“1. Bir kimsenin kötülüğünü, mutsuzluğunu istemeye yönelik duygu. 2. Tiksinme, tiksinti” olarak tanımlamıştır.

 

Nefret, insana ait bir duygudur.Yıkıcılığın ve negatifliğin dışa vurumudur.  Yoğun düşmanlığı getirerek yitirilen bilinçlerin duygusudur.Anlama kapasitenizi daraltarak, gözlerinizin hışımla kısılmasına ve etrafa çatık kaşlarla bakmanıza sebep olan urdur.İnsanoğlunun karanlık  tarafıdır.Zayıflığı ve çaresizliği de getirmektedir.İnsanın kalbinde kanayan bir yaradır. Kapanmıyan bir hesabı anlatmaktadır nefret... Hoşgörüye, kişinin yaşama açılan penceresinin  ortaklaşmaya kapalı olmasıdır.

 

İnsanı kuşatma altına alarak kapatır ve adeta sürükler, yaralar,eksiltir.İnsanın kendisini de yıpratmayı göze almasıdır.Sürekli olarak devam eden bir durumdur.İnsanın değerlerine ve nesnelliğine zarar vermektedir.İnsanın içini yakan bir kaybetmişlik duygusudur. Egosal bir durumu  ortaya çıkarmaktadır. Kişinin özerklik işlevinin kaybıdır. İnsanın, doğal sevgisini kaybetmesini getirmektedir.

 

Kişi nefret ettiği insanları dışlama yönündedir .Dışladığı kişiye karşı  empati kurması zorlaşmaktadır, karşı tarafı anlayamaz hale getirmektedir. Nefret edilen değer açısından değersizliği getirir.Nefrette asla karşıdakinin iyi ve doğru tarafını göstermez. Onun içindir ki, nefretin gözü kördür. Zehir zemberek acı bir meyveye benzemektedir.

 

İçinizdeki tüm güzellikleri kirletmektedir.İnsanın hayata bakış açısını olumsuz yönde  değiştirmektedir.İnsana gereksiz bir yük getirir.İnsana  olumsuz yönde hakim olabilmektedir. Doğaya,insanlığa,güzelliğe aşka kalbini kapatmaktır.Analiz eksikliğini ortaya çıkarır. Yorucudur ve insanı tüketmektedir.Kötümser olmayı,öfkeyi beslemektedir.

 

 

İnsanı içinden çıkalamaz bir kısır döngüye götürür. Duyguları köreltmektedir.Nefret eşduyumun yitimidir. Bir diğer canlıyla aradaki bağın kopmasıdır.Ötekini görememektir, onu anlayamamaktır, ona nasıl karşılık vereceğini, ona göre nasıl konumlanacağını bilememeyi getirmektedir.  Nefretin bir sonu sürekli harmanlandığı zaman yoktur.

 

Peşinden yıkım ve acıyı getirmektedir. İnsan olmaktan çıkıştır.Emek harcanmasına  gerek yoktur. Olayı anlamayı getirmez . Soruların cevabını bulmak için beyni yormak zorunda kalınmaz. Etrafınızdakileri de sarmaktadır. Kolaylıkla yayılabilmektedir. İktidarın gücü ile birleşince, önüne geleni sürükleyen bir yıkım aracına dönüşmektedir. Nefrette, reddetme, inkâr ve tahammülsüzlük duyguları egemen olmaktadır.

 

Nefret duygusunun sarmalına dolanan insan, yaşamın felsefesini, varlık nedenini, canlı sevgisini  tüm insani değerleri küçümsemektedir. Nefret, nefreti çağrır... Nefrette ortadan kaldırmaya giden bir süreç vardır.Nefret başa geçtiğinde; kin, öç, intikam peşinden gelmektedir.Arkasından sancılar,acılar, gözyaşları yerini almaktadır. Nefret nefreti besleyip büyütür.Nefret eken sevgi değil, nefret biçiyor.Yok etmeyi! getirir.Rakel Dink´in dediği gibi, "bir bebekten katil yaratırlar. ."

 

Mandela, şöyle diyordu: “Düşmanlarımdan nefret edersem, onlar kazanmış olur. Çünkü onların güç aldığı siyaset, nefret üzerine kuruludur. Ben onca yılı hapiste, düşmanlarıma kin duymayarak ve onlara benzemeyerek geçirdim”.

 

Nefret sözleri kırıcılığı simgelemektedir.Nefret söyleminin temelinde önyargılar,ırkçılık,yabancı korkusu,ayrımcılık,tarafgirlik,cinsiyetçilik ve homofobi bulunmaktadır.Kadınlara,cinsel kimliklere,yabancılara ve göçmenlere, değişik inançlara ve mezheplere engellilere ve çeşitli hastalıklara yönelikte olmaktadır. Spor alanının da yeri hazırdır. Bu tip söylemler aynı zamanda ırkçılık ve şiddet içeren ifadeleri de kendi içersinde barındırmaktadır. “Rum hırsız”, “Ermeni katil”,   “Romen dolandırıcı” “hırsız ibne” çıktı vb.

 

 

 

 

 

Bir kesimi savunmasız,zayıf  gösteren şiddete meyilli sözlerdir. Hoşgörüsüzlükten kaynaklanmaktadır. Ötekileştirmeye ve yalnızlaştırmaya yönelik, ön yargılardan beslenerek nefreti yayan, teşvik ederek, savunan ifade biçimidir. Bu hiyerarşik yapıyı, eşitsizliğe destek veren araç konumundadır. Nefret söylemi” genellikle siyaset tarafından kullanılmaktadır. farklı olana tahammülsüzlüğü getirir.

 

Kısmi medya ile beslenip, büyütülmektedir …  Kısmı  medya egemen ideolojinin bir aygıtı olarak milliyetciliği,ırkçılığı yeniden üreterek toplumsal öfke ve nefretin ötekilere karşı yönelmesine neden olmaktadır.Nefret söyleminin en belirgin özelliği  mağdurlarını sessizleştirerek sunmasıdır. “Nefret söylemi”, şiddeti, zulmü desteklemektedir.Yıkıcı etki yaratarak toplumsal barış ve huzuru önemli ölçüde zedelemektedir.Facebook duvarı ve Twitter gönderileri  bazı kullanıcıları tarafından da  nefret söylemi yayılarak kullanılmaktadır.

Nefret yaşamımızda öne geçmemeli. Hacı Bektaş-ı Veli´nin “Her ne arar isen kendinde ara” sözü önemsenmelidir... Nefret söylemini engellemenin yolu öncelikle onu üretmemekten geçmektedir.Barış dilinin oluşturulması bir arada yaşama kültürüne katkı sağlayacaktır. “Yaşa ve yaşat” felsefesini özümsenmelidir.Vicdanları duyarlı kılma adına nefrete icabet etmemek gereklidir. Büyüklük göstermek kalben huzuru da getirecektir.

 

Kurtlar Vadisi gibi nefreti körükleyen  yapımlar yerine hoşgörüyü anlatan yapımlar izleyiciye sunulmalıdır. Eleştirel Yeni Medya Okur Yazarlığı geliştirilmelidir.Toplumun bilinçlendirilmesine katkı sunulmalıdır. Önyargıdan kurtulmak ancak doğru bilgiye sahip olmakla mümkün olacaktır.Eleştiri, sorgulama kültürü ve hoşgörü geliştirilmelidir. “Akraba Akreptir” ile atasözlerine uzanan  bir olgunun toplum yaşamından çıkarılması yararlı olacaktır.Sanata önem ve yaygınlaştırılmasına katkı verilmelidir. Yıkıcı duyguların yerine yapıcı duygularla  hareket edilmelidir. Nefret söylemini önleyici nitelikte olmak üzere, tarihsel bir yüzleşme yapılmalıdır.

 

Özgür Karakaya

ozgur694@hotmail.com

Anahtar Kelimeler: Nefret
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
James Bond (07 Temmuz 2019 - Pazar)
Durmak (13 Haziran 2019 - Perşembe)
Direnmek (02 Haziran 2019 - Pazar)
İnsan Hakları (28 Mayıs 2019 - Salı)
Yürümek (19 Mayıs 2019 - Pazar)
Oportünizmin Dünyası (10 Mayıs 2019 - Cuma)
Kıskançlık (08 Mayıs 2019 - Çarşamba)
Dalkavuk Zihniyeti (04 Mayıs 2019 - Cumartesi)
Bencillik (29 Nisan 2019 - Pazartesi)
Demagoji (27 Nisan 2019 - Cumartesi)
Faşizmi Tanımak (24 Nisan 2019 - Çarşamba)
Diktatör (16 Nisan 2019 - Salı)
“Sürüleştirilmek” (14 Nisan 2019 - Pazar)
Hayır (09 Nisan 2019 - Salı)
Evet (08 Nisan 2019 - Pazartesi)
Utanmak (08 Nisan 2019 - Pazartesi)
Best-seller (07 Nisan 2019 - Pazar)
Baskının Yansımaları (06 Nisan 2019 - Cumartesi)
"Kredi Kartı Verelim” (06 Nisan 2019 - Cumartesi)
Şansın Çıkmazı (05 Nisan 2019 - Cuma)
AYDIN OLABİLMEK (05 Nisan 2019 - Cuma)
Anket Ve Seçim (04 Nisan 2019 - Perşembe)
Ahlak ve Anlamı (03 Nisan 2019 - Çarşamba)
ADALET NE? (02 Nisan 2019 - Salı)
Yoksulluk (30 Mart 2019 - Cumartesi)
Tecrübe (30 Mart 2019 - Cumartesi)
TÜRBAN DEMOKRASİSİ (27 Mart 2019 - Çarşamba)
“Pragmatizm” (24 Mart 2019 - Pazar)
Hırs (24 Mart 2019 - Pazar)
CUMHURİYETÇİLİK (24 Şubat 2019 - Pazar)
Eylül Sarsıntısı (18 Şubat 2019 - Pazartesi)
Devrimcilik (18 Şubat 2019 - Pazartesi)
Anarşizm (12 Şubat 2019 - Salı)
Sağcılık (19 Ocak 2019 - Cumartesi)
Uyumak (23 Aralık 2018 - Pazar)
Karanlıkta... (23 Aralık 2018 - Pazar)
Tabu (16 Aralık 2018 - Pazar)
Komunizm (16 Aralık 2018 - Pazar)
Kölelik (16 Aralık 2018 - Pazar)
Başarı (09 Aralık 2018 - Pazar)
Özür Dilemek (01 Aralık 2018 - Cumartesi)
KRALİÇE´NİN ARDINDAN… (23 Kasım 2018 - Cuma)
Dedikodu (16 Kasım 2018 - Cuma)
SORULAR… SORULAR…- (11 Kasım 2018 - Pazar)
Erotizm (02 Kasım 2018 - Cuma)
HAYATIN ESİNTİLERİ- (26 Ekim 2018 - Cuma)
Kariyerizm (21 Ekim 2018 - Pazar)
Sessizlik (14 Ekim 2018 - Pazar)
Solculuk (04 Ekim 2018 - Perşembe)
İzler (29 Eylül 2018 - Cumartesi)
Açlık ordusu yürüyor (04 Eylül 2018 - Salı)
Lümpenlik (04 Eylül 2018 - Salı)
Milliyetçilik (04 Eylül 2018 - Salı)
Beklemek (24 Mart 2017 - Cuma)
Taciz (21 Mart 2017 - Salı)
Aydınlık (23 Aralık 2016 - Cuma)
Kötülük (15 Aralık 2016 - Perşembe)
Laikliğin Getirisi (20 Kasım 2016 - Pazar)
Ekmek´ aştır! (13 Kasım 2016 - Pazar)
Konut (28 Ekim 2016 - Cuma)
Sinerji (23 Ekim 2016 - Pazar)
CEP TELEFONU ALIŞKANLIĞIMIZ (15 Ekim 2016 - Cumartesi)
İnternetin İşlevi (08 Ekim 2016 - Cumartesi)
DÜŞÜNÜŞLER (30 Eylül 2016 - Cuma)
DÜŞÜNÜŞLER (30 Eylül 2016 - Cuma)
Arabesk Müzikte Anlam (24 Eylül 2016 - Cumartesi)
Kısaca Pop Müzik (17 Eylül 2016 - Cumartesi)
Özlemek (05 Eylül 2016 - Pazartesi)
Ayrılık Bırakmaktır (31 Ağustos 2016 - Çarşamba)
Martılar... (22 Ağustos 2016 - Pazartesi)
Maske Gizler (01 Ağustos 2016 - Pazartesi)
Darbenin Etkisi (24 Temmuz 2016 - Pazar)
UMUT VE BEKLEYİŞ (20 Temmuz 2016 - Çarşamba)
Öteki olmak (14 Temmuz 2016 - Perşembe)
Aşk Etkileşimdir (05 Temmuz 2016 - Salı)
Keşke ... (30 Haziran 2016 - Perşembe)
Unutmak Kaybolmaktır (21 Haziran 2016 - Salı)
Güvenmek inanmaktır (15 Haziran 2016 - Çarşamba)
Eleştiri Önemsemektir (09 Haziran 2016 - Perşembe)
İnsanın Yeri (04 Haziran 2016 - Cumartesi)
SEVDA´NIN YOLCULUĞU (28 Mayıs 2016 - Cumartesi)
Namus Anlayışı (18 Mayıs 2016 - Çarşamba)
Vatanı sevmek (14 Mayıs 2016 - Cumartesi)
Sığ Sulardan Derin Denizlere (07 Mayıs 2016 - Cumartesi)
Emeğin Günü (29 Nisan 2016 - Cuma)
SAĞLIĞIMIZ... (23 Nisan 2016 - Cumartesi)
Rüzgarın Getirdiği (15 Nisan 2016 - Cuma)
Sınavdan Sınava (08 Nisan 2016 - Cuma)
YAŞAMIN KARELERİ (01 Nisan 2016 - Cuma)
ŞİİRİN SESİ (26 Mart 2016 - Cumartesi)
OLİGARŞİNİN BİN BİR YÜZÜ (18 Mart 2016 - Cuma)
SU HAYATTIR (12 Mart 2016 - Cumartesi)
ORMAN YAŞAMDIR (06 Mart 2016 - Pazar)
DİZİLERİN DİLİ (01 Mart 2016 - Salı)
“ Linç” (27 Şubat 2016 - Cumartesi)
TV ile izdivaça Buyrun (23 Şubat 2016 - Salı)
Taksimden Gelen Çığlık (18 Şubat 2016 - Perşembe)
Karne Zamanı (03 Şubat 2016 - Çarşamba)
ÖZGÜRLÜK ÜZERİNE (23 Ocak 2016 - Cumartesi)
MUTLU OLMAK (19 Ocak 2016 - Salı)
Cinsellik (17 Ocak 2016 - Pazar)
SEVGİ BAĞDIR (14 Ocak 2016 - Perşembe)
DÜRÜSTLÜK (05 Ocak 2016 - Salı)
Kapitalizmin Yüzü (04 Ocak 2016 - Pazartesi)
“Yasak” (01 Ocak 2016 - Cuma)
Yalanlar (27 Aralık 2015 - Pazar)
Vicdan (21 Aralık 2015 - Pazartesi)
ALDATMAK (18 Aralık 2015 - Cuma)
Bekaretin Kiliti (12 Aralık 2015 - Cumartesi)
Töre`nin Kıskacı (09 Aralık 2015 - Çarşamba)
Dezenformasyon Ne Anlatır? (05 Aralık 2015 - Cumartesi)
Provokasyon (29 Kasım 2015 - Pazar)
Manipülasyon (25 Kasım 2015 - Çarşamba)
Çocuk Yaşamın Ta Kendisidir (18 Kasım 2015 - Çarşamba)
Yorgun Demokrat (16 Kasım 2015 - Pazartesi)
Kapitalizmin Yüzü (12 Kasım 2015 - Perşembe)
Hırsızlık (05 Kasım 2015 - Perşembe)
Üniversiteler Hepimizindir (03 Kasım 2015 - Salı)
Demokrasi ve Gerekleri (31 Ekim 2015 - Cumartesi)
Gerçeği Anlamak (26 Ekim 2015 - Pazartesi)
UZLAŞMAK (24 Ekim 2015 - Cumartesi)
Susmak Benimsemektir (19 Ekim 2015 - Pazartesi)
Kaderciliğin Sarkacı (13 Ekim 2015 - Salı)
İyilik (10 Ekim 2015 - Cumartesi)
Madenci nin Çığlığı (07 Ekim 2015 - Çarşamba)
"Küfür" (02 Ekim 2015 - Cuma)
Sevda (28 Eylül 2015 - Pazartesi)
Propaganda´nın Gücü (21 Eylül 2015 - Pazartesi)
YILMAYAN YAŞAM (10 Eylül 2015 - Perşembe)
İşsizlik (30 Ağustos 2015 - Pazar)
Sanat Görüşü (24 Ağustos 2015 - Pazartesi)
Görmenin İzleri (23 Ağustos 2015 - Pazar)
`Para Para Para`` Dedikleri. (22 Ağustos 2015 - Cumartesi)
Şiddete Bakış (21 Ağustos 2015 - Cuma)
Barışa Dair (20 Ağustos 2015 - Perşembe)
Dokunma Vaziyetlerimiz (15 Ağustos 2015 - Cumartesi)
Kürtaj (11 Ağustos 2015 - Salı)
MÜZİK: BİR İLETİŞİM DİLİ (10 Ağustos 2015 - Pazartesi)
Yüzleşmek (09 Ağustos 2015 - Pazar)
“Kurban”lık Bayramlar!.. (07 Ağustos 2015 - Cuma)
Muhafazakarlık (07 Ağustos 2015 - Cuma)
Emek Vermek (06 Ağustos 2015 - Perşembe)
Dogmatizm (30 Temmuz 2015 - Perşembe)
Şarap (27 Temmuz 2015 - Pazartesi)
Hayat Esintileri (25 Temmuz 2015 - Cumartesi)
Bağırmak (20 Temmuz 2015 - Pazartesi)
Sadaka Toplumunu Yaratmak (12 Temmuz 2015 - Pazar)
Yoksulluk (09 Temmuz 2015 - Perşembe)
Kadınlar (09 Temmuz 2015 - Perşembe)
Sönmeyen Yangın (04 Temmuz 2015 - Cumartesi)
Konformizm (03 Temmuz 2015 - Cuma)
Zaman (02 Temmuz 2015 - Perşembe)
Tecavüz (26 Haziran 2015 - Cuma)
Sayfa:
DOLAR
5.6785
EURO
6.2747
-Her 4 Amerikalıdan biri mutlaka televizyonda görünüyor. (Sokakta her 4 kişiden 1 imza dağıtıyormuş düşünsenize) -Uyurken televizyon seyrederken yaktığımızdan daha fazla kalori yakıyoruz. (Demekli televizyonla uyutuluyoruz) -Bir karıncanın koku alma yet

İlginç Bilgiler 5
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Dağlar nice yüksek ise,yol onun üstünden geçer.

Yunus Emre
İzmir için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:37 08:19 13:23 15:51 18:10 19:39
deneme deneme

deneme 4