Diktatör
Kökeni eski Roma´ya uzanmaktadır. Sistemdeki gücü elinde denetimsiz bir şekilde bulundurarak, her istediğini topluma dayatan propaganda zor ve şiddet kullanarak ülkeyi yönetene denir.
Tarih: 16.4.2019 16:30:12
Özgür Karakaya

Kökeni  eski  Roma´ya  uzanmaktadır. Sistemdeki gücü elinde  denetimsiz bir  şekilde bulundurarak, her istediğini topluma dayatan propaganda zor ve şiddet kullanarak ülkeyi yönetene denir.

 

 

Bir diktatörü diktatör yapan özellikse onun yönetim algısı ve pratiğidir. Akıl ve mantık tutarlılığına gerek duymamaktadır. “Tebanın” salt korku yüzünden itaat etmesi yer almaktadır.

 

 

Gerekli görürse kendini acındırmak için yalvarmaktan da geri durmaz. Kişiliğin de doyumsuz buyurganlık, hırs yer almaktadır. Kendi hırsı için de halkın da köleleşmesini istemektedir.

 


Onu sınırlandıran objektif mekanizmalar yer almaz. Kollektif bir yönetim anlayışından da  söz edilmez.

 

 

Diktatör olabilmek için iktidara gerek vardır. Arkasında da bir ideoloji bulunmaktadır.

 

 

Seçimle de başa gelebilmektedir. Başkalarıyla da empati kuramazlar. Onlar için  önemli olan kendi gereksinimleridir...

 

 

 

“Ben yaptım oldu” moduna girmektedir. Kendisinden olmayan herkesi ötekeleştirmektedir.

 

 

İnsanlar sırf kendisi gibi düşünmüyor diye mahkeme kurup yargılayandır...

Hak ve özgürlükleri de tanımamaktadır. Ötekelerin tehditiyle , kışkırtmasıyla halkı birbirine düşürmeye de çabalamaktadır.

 

 

 

 

 

 

 

Yaptığı açık hava toplantılarında  topluluğa yalan ,yanlış bilgiler söylemektedir. Halka şirketleri de hedef göstererek ve alışveriş yapmamalarının söylenmesidir. Demagoji de kitlelerin günlük gıdası haline getirilmektedir.

 

 

Teminatı da “bana güvendir”. Hukuk işlemeyerek yerini orman kanunu alır. Savcılar da halkın değil iktidarın savcısı konumundadır. Sokak caddeler hatta evler de tekin yerlerde değildir.

 

 

 

Palalılar ortalıkta dolaşırlar. Oruç tutmazsanız dayak yemeyle de karşı karşıya kalabilirsiniz. 

 

 

 

Doktorların kollarına kelepçelenip halka istediği gibi sağlık hizmetinin engellenmesi ve üstüne de soruşturmaya maruz kalmalarıdır.

 

 

Polisin anayasal hakkını kullanmak için meydana giden yurttaşlara zarar verebilmesidir.



Gazeteciler görev yapmasınlar diye gözaltına alınmasıdır. Zülme uğrayanları hakkından da  hiç bir söz edilmemesidir.

 

 

Gaz maskesi ve baret satan şirketlere kime satıyorsun neden bu işi yapıyorsun diye sorulur? ve hatta satma denmesidir.

 

 

Tencere tava çalan komşunun ihbarı etmeye çağrılmasıdır.  Sonrada belki de durmak yasak diye kanun da çıkartabilir ve ertesi gün burada yürünemez diye karar da çıkarabilmektedir.

 

 

 

Sanatta nasibini alır tiyatroların muhalif olması da istenmez. Çünkü  tiyatro  kültüründe toplumsal gerçekler ön planda yer almaktadır.

 

 

 

Sanatın sorgulamadan uzak kalması da diktatör rejimine yarayacaktır. Ayrıca toplum içersinde yer alan farklı grupların birbirinden ne kadar uzaklaşırsa  diktatör rejimin uygulamalarına uygun düşmektedir.

 

 

 

Sürekli konuşarak  nasıl, neyi en zaman yapması gerektiği konusunda emredici öğütler yer almaktadır.

 

 

Söylem alanını da kendi himayesinde tutmaktadır. İçişleri bakanlığının  bürokrasisinin  de diktatörün iki dudağının arasına bakmaya başlamasıdır.

 

 

Özellikle de seçim barajları da diktatör anlayışın gelişmesinde önemli bir araçtır.

 

 

Sözde düşünce özgürlüğü yer alır. Basın mensupları da oto sansüre maruz kalmaktadır. Telefonlar da  dinlenmektedir.

 

 

Kitaplar, dergiler, gazeteler toplatılmaktadır. Fabrika  yerine adalet sarayı ve cezaevi inşa edilmektedir.

 

 

İnternet siteleri de kapatılır. Yolsuzluktan usulsuzlüklerden söz edilmez . Saray soytarılığı kurumu olur.

 

 

Yandaş medya, yandaş sermaye yandaş sivil toplum örgütleri yandaş bilim insanları yandaş baro yaratılarak desteklenmektedir.

 

 

 

 

 

Bu nokta da “dünyayı yaşanacak yer”  yapma söylemi de  pratik uygulamalarda dünyayı yaşanamayacak hale getirmektedir.  

 

 

Sosyal eşitsizliklerin ortadan kalktığı ideal demokrasi  diktatörlüğün  koşullarını da ortadan kaldıracaktır.

 

 

Charle Chaplinin de  dediği gibi   “Nefret geçer, diktatörler ölür. Halktan aldıkları iktidar halka geri döner. İnsanlar ölür hürriyet ölmez”!  

 

Özgür Karakaya

ozgur694@hotmail.com

 

Anahtar Kelimeler: Diktatör
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Nefret (10 Eylül 2019 - Salı)
James Bond (07 Temmuz 2019 - Pazar)
Durmak (13 Haziran 2019 - Perşembe)
Direnmek (02 Haziran 2019 - Pazar)
İnsan Hakları (28 Mayıs 2019 - Salı)
Yürümek (19 Mayıs 2019 - Pazar)
Oportünizmin Dünyası (10 Mayıs 2019 - Cuma)
Kıskançlık (08 Mayıs 2019 - Çarşamba)
Dalkavuk Zihniyeti (04 Mayıs 2019 - Cumartesi)
Bencillik (29 Nisan 2019 - Pazartesi)
Demagoji (27 Nisan 2019 - Cumartesi)
Faşizmi Tanımak (24 Nisan 2019 - Çarşamba)
“Sürüleştirilmek” (14 Nisan 2019 - Pazar)
Hayır (09 Nisan 2019 - Salı)
Evet (08 Nisan 2019 - Pazartesi)
Utanmak (08 Nisan 2019 - Pazartesi)
Best-seller (07 Nisan 2019 - Pazar)
Baskının Yansımaları (06 Nisan 2019 - Cumartesi)
"Kredi Kartı Verelim” (06 Nisan 2019 - Cumartesi)
Şansın Çıkmazı (05 Nisan 2019 - Cuma)
AYDIN OLABİLMEK (05 Nisan 2019 - Cuma)
Anket Ve Seçim (04 Nisan 2019 - Perşembe)
Ahlak ve Anlamı (03 Nisan 2019 - Çarşamba)
ADALET NE? (02 Nisan 2019 - Salı)
Yoksulluk (30 Mart 2019 - Cumartesi)
Tecrübe (30 Mart 2019 - Cumartesi)
TÜRBAN DEMOKRASİSİ (27 Mart 2019 - Çarşamba)
“Pragmatizm” (24 Mart 2019 - Pazar)
Hırs (24 Mart 2019 - Pazar)
CUMHURİYETÇİLİK (24 Şubat 2019 - Pazar)
Eylül Sarsıntısı (18 Şubat 2019 - Pazartesi)
Devrimcilik (18 Şubat 2019 - Pazartesi)
Anarşizm (12 Şubat 2019 - Salı)
Sağcılık (19 Ocak 2019 - Cumartesi)
Uyumak (23 Aralık 2018 - Pazar)
Karanlıkta... (23 Aralık 2018 - Pazar)
Tabu (16 Aralık 2018 - Pazar)
Komunizm (16 Aralık 2018 - Pazar)
Kölelik (16 Aralık 2018 - Pazar)
Başarı (09 Aralık 2018 - Pazar)
Özür Dilemek (01 Aralık 2018 - Cumartesi)
KRALİÇE´NİN ARDINDAN… (23 Kasım 2018 - Cuma)
Dedikodu (16 Kasım 2018 - Cuma)
SORULAR… SORULAR…- (11 Kasım 2018 - Pazar)
Erotizm (02 Kasım 2018 - Cuma)
HAYATIN ESİNTİLERİ- (26 Ekim 2018 - Cuma)
Kariyerizm (21 Ekim 2018 - Pazar)
Sessizlik (14 Ekim 2018 - Pazar)
Solculuk (04 Ekim 2018 - Perşembe)
İzler (29 Eylül 2018 - Cumartesi)
Açlık ordusu yürüyor (04 Eylül 2018 - Salı)
Lümpenlik (04 Eylül 2018 - Salı)
Milliyetçilik (04 Eylül 2018 - Salı)
Beklemek (24 Mart 2017 - Cuma)
Taciz (21 Mart 2017 - Salı)
Aydınlık (23 Aralık 2016 - Cuma)
Kötülük (15 Aralık 2016 - Perşembe)
Laikliğin Getirisi (20 Kasım 2016 - Pazar)
Ekmek´ aştır! (13 Kasım 2016 - Pazar)
Konut (28 Ekim 2016 - Cuma)
Sinerji (23 Ekim 2016 - Pazar)
CEP TELEFONU ALIŞKANLIĞIMIZ (15 Ekim 2016 - Cumartesi)
İnternetin İşlevi (08 Ekim 2016 - Cumartesi)
DÜŞÜNÜŞLER (30 Eylül 2016 - Cuma)
DÜŞÜNÜŞLER (30 Eylül 2016 - Cuma)
Arabesk Müzikte Anlam (24 Eylül 2016 - Cumartesi)
Kısaca Pop Müzik (17 Eylül 2016 - Cumartesi)
Özlemek (05 Eylül 2016 - Pazartesi)
Ayrılık Bırakmaktır (31 Ağustos 2016 - Çarşamba)
Martılar... (22 Ağustos 2016 - Pazartesi)
Maske Gizler (01 Ağustos 2016 - Pazartesi)
Darbenin Etkisi (24 Temmuz 2016 - Pazar)
UMUT VE BEKLEYİŞ (20 Temmuz 2016 - Çarşamba)
Öteki olmak (14 Temmuz 2016 - Perşembe)
Aşk Etkileşimdir (05 Temmuz 2016 - Salı)
Keşke ... (30 Haziran 2016 - Perşembe)
Unutmak Kaybolmaktır (21 Haziran 2016 - Salı)
Güvenmek inanmaktır (15 Haziran 2016 - Çarşamba)
Eleştiri Önemsemektir (09 Haziran 2016 - Perşembe)
İnsanın Yeri (04 Haziran 2016 - Cumartesi)
SEVDA´NIN YOLCULUĞU (28 Mayıs 2016 - Cumartesi)
Namus Anlayışı (18 Mayıs 2016 - Çarşamba)
Vatanı sevmek (14 Mayıs 2016 - Cumartesi)
Sığ Sulardan Derin Denizlere (07 Mayıs 2016 - Cumartesi)
Emeğin Günü (29 Nisan 2016 - Cuma)
SAĞLIĞIMIZ... (23 Nisan 2016 - Cumartesi)
Rüzgarın Getirdiği (15 Nisan 2016 - Cuma)
Sınavdan Sınava (08 Nisan 2016 - Cuma)
YAŞAMIN KARELERİ (01 Nisan 2016 - Cuma)
ŞİİRİN SESİ (26 Mart 2016 - Cumartesi)
OLİGARŞİNİN BİN BİR YÜZÜ (18 Mart 2016 - Cuma)
SU HAYATTIR (12 Mart 2016 - Cumartesi)
ORMAN YAŞAMDIR (06 Mart 2016 - Pazar)
DİZİLERİN DİLİ (01 Mart 2016 - Salı)
“ Linç” (27 Şubat 2016 - Cumartesi)
TV ile izdivaça Buyrun (23 Şubat 2016 - Salı)
Taksimden Gelen Çığlık (18 Şubat 2016 - Perşembe)
Karne Zamanı (03 Şubat 2016 - Çarşamba)
ÖZGÜRLÜK ÜZERİNE (23 Ocak 2016 - Cumartesi)
MUTLU OLMAK (19 Ocak 2016 - Salı)
Cinsellik (17 Ocak 2016 - Pazar)
SEVGİ BAĞDIR (14 Ocak 2016 - Perşembe)
DÜRÜSTLÜK (05 Ocak 2016 - Salı)
Kapitalizmin Yüzü (04 Ocak 2016 - Pazartesi)
“Yasak” (01 Ocak 2016 - Cuma)
Yalanlar (27 Aralık 2015 - Pazar)
Vicdan (21 Aralık 2015 - Pazartesi)
ALDATMAK (18 Aralık 2015 - Cuma)
Bekaretin Kiliti (12 Aralık 2015 - Cumartesi)
Töre`nin Kıskacı (09 Aralık 2015 - Çarşamba)
Dezenformasyon Ne Anlatır? (05 Aralık 2015 - Cumartesi)
Provokasyon (29 Kasım 2015 - Pazar)
Manipülasyon (25 Kasım 2015 - Çarşamba)
Çocuk Yaşamın Ta Kendisidir (18 Kasım 2015 - Çarşamba)
Yorgun Demokrat (16 Kasım 2015 - Pazartesi)
Kapitalizmin Yüzü (12 Kasım 2015 - Perşembe)
Hırsızlık (05 Kasım 2015 - Perşembe)
Üniversiteler Hepimizindir (03 Kasım 2015 - Salı)
Demokrasi ve Gerekleri (31 Ekim 2015 - Cumartesi)
Gerçeği Anlamak (26 Ekim 2015 - Pazartesi)
UZLAŞMAK (24 Ekim 2015 - Cumartesi)
Susmak Benimsemektir (19 Ekim 2015 - Pazartesi)
Kaderciliğin Sarkacı (13 Ekim 2015 - Salı)
İyilik (10 Ekim 2015 - Cumartesi)
Madenci nin Çığlığı (07 Ekim 2015 - Çarşamba)
"Küfür" (02 Ekim 2015 - Cuma)
Sevda (28 Eylül 2015 - Pazartesi)
Propaganda´nın Gücü (21 Eylül 2015 - Pazartesi)
YILMAYAN YAŞAM (10 Eylül 2015 - Perşembe)
İşsizlik (30 Ağustos 2015 - Pazar)
Sanat Görüşü (24 Ağustos 2015 - Pazartesi)
Görmenin İzleri (23 Ağustos 2015 - Pazar)
`Para Para Para`` Dedikleri. (22 Ağustos 2015 - Cumartesi)
Şiddete Bakış (21 Ağustos 2015 - Cuma)
Barışa Dair (20 Ağustos 2015 - Perşembe)
Dokunma Vaziyetlerimiz (15 Ağustos 2015 - Cumartesi)
Kürtaj (11 Ağustos 2015 - Salı)
MÜZİK: BİR İLETİŞİM DİLİ (10 Ağustos 2015 - Pazartesi)
Yüzleşmek (09 Ağustos 2015 - Pazar)
“Kurban”lık Bayramlar!.. (07 Ağustos 2015 - Cuma)
Muhafazakarlık (07 Ağustos 2015 - Cuma)
Emek Vermek (06 Ağustos 2015 - Perşembe)
Dogmatizm (30 Temmuz 2015 - Perşembe)
Şarap (27 Temmuz 2015 - Pazartesi)
Hayat Esintileri (25 Temmuz 2015 - Cumartesi)
Bağırmak (20 Temmuz 2015 - Pazartesi)
Sadaka Toplumunu Yaratmak (12 Temmuz 2015 - Pazar)
Yoksulluk (09 Temmuz 2015 - Perşembe)
Kadınlar (09 Temmuz 2015 - Perşembe)
Sönmeyen Yangın (04 Temmuz 2015 - Cumartesi)
Konformizm (03 Temmuz 2015 - Cuma)
Zaman (02 Temmuz 2015 - Perşembe)
Tecavüz (26 Haziran 2015 - Cuma)
Sayfa:
DOLAR
5.6785
EURO
6.2747
-Kelebekler ayaklarıyla tat alırlar. -Kadınlar erkeklere oranla 2 kat fazla göz kırpar.(Çok yalan söyledikleri için olmasın) -İnsan vücudundaki en güçlü kas dildir. -Gözleri açık tutarak hapşırmak imkansızdır. (Bir rivayete görede gözleri açık hapşırı

İlginç Bilgiler 2
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Başkasını düzeltmeniz için, önce kendinizi düzeltiniz!

HZ.ÖMER (R.A)
İzmir için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:37 08:19 13:23 15:51 18:10 19:39
Çorbanızı kısık ateşte pişirerek lezzetini artırabilirsiniz. Pişirme esnasında çorbanıza ekleyeceğiniz su mutlaka sıcak olsun. Çorbalarınızda tuzu fazla kaçırırsanız bir patatesin kabuklarını soyun ve dörde bölerek çorbanın içine atın. Patatesler yumuşa

Çorba Tarifleri İle İlgili Püf Noktaları