Halkın Kurtuluş Partisi Genel Başkanı Nurullah Ankut, hayvan sevgisi nedeniyle hapis cezasına çarptırıldı.
Mahallesindeki kedi ve sokak hayvanlarına baktığı için, bazı komşuları tarafından şikâyet edilen Halkın Kurtuluş Partisi (HKP) Genel Başkanı Nurullah Ankut hakkında 2010 yılında açılan “Kedi Davaları”ndan 6´ncısı bugün sonuçlandı.
Tarih: 10.10.2018 09:48:43

Mahallesindeki kedi ve sokak hayvanlarına baktığı için, bazı komşuları tarafından şikâyet edilen Halkın Kurtuluş Partisi (HKP) Genel Başkanı Nurullah Ankut hakkında 2010 yılında açılan “Kedi Davaları”ndan 6´ncısı bugün sonuçlandı.

Apartmanının çevresinde beslediği sokak hayvanlarına düşmanca davranan komşularının sürekli saldırılarına maruz kalan ve bu nedenle de birçok kez davalık olan HKP Genel Başkanı Nurullah Ankut, yine apartman çevresinde kedi beslediği için kendisine ve eşine saldıran bir vatandaşın ´bıçaklama´ şikâyetiyle yargılandığı davada hapis cezası aldı.

İstanbul Anadolu Adliyesinin 58´inci Asliye Ceza Mahkemesinde saat 10.50´de görülen davada, HKP Genel Başkanı Nurullah Ankut 11 ay hapis cezasına çarptırıldı. Daha öncesinde de yine hayvan düşmanlarını dövdüğü iddiasıyla Nurullah Ankut´a 8 buçuk ay ceza verilmişti. Aynı davada eşi Hacer Ankut´a ise 18 ay ceza verilmişti.

HKP Genel Başkanı Nurullah Ankut, davayla ilgili değerlendirmelerde bulunduğu bir açıklama yaptı. Evde ve sokakta beslediği hayvanlarla anılarını da aktaran Ankut, dava ile ilgili, “Eğer sevgi dolu bir yüreğe sahipseniz, eğer hayatın, insanların, hayvanların ve doğanın bir bütün olarak kavranması ve savunulması şiarınız olmuşsa, bu türden cezalara mahkûm edilmeniz işten bile değil” ifadelerini kullandı.

Konuya ilişkin HKP Genel Başkanı Nurullah Ankut´un o açıklaması şu şekilde:

 

Saygıdeğer arkadaşlar;

Hayvan düşmanı zalimlerin göğüslerinde, Nazım´ın deyişiyle “yürek değil de manda derisinden bir çarık taşıyanların”, sahipsiz,  savunmasız, güçsüz, aç susuz hayvanlara ve onların dertlerine bir nebze de olsa derman olmak için siz hayvanseverlere saldırması, İsmet Paşa´nın deyişiyle; “sokaktan geçerken sakınılması mümkün olmayan sıçrantılar”, gibidir.

Durup dinlenmeden bir zalim, yolunuzun üstünde, gözünüzün önünde ya hayvanlara saldırır, ya da; “Ona niye yiyecek veriyorsunuz?”, diyerek size saldırır.

Daha geçen Cumartesi değil de, ondan bir önceki Cumartesi gecesi, Üsküdar Mihrimah Camii önünde otobüs beklerken, bir zalim, o çevrede yaşayan bir sokak köpeğine saldırmıştı, küfürler ederek. Hem de trend giyimli, at kuyruklu, yani icabında entel takılan bir tip...

Elimde çantamla, o an bölgedeki sokak kedilerine yiyecek veren bir arkadaşı izleyip sohbet ediyorduk, yine o an yanımıza gelen hayvansever bir genç kızla.

Saldırıyı görünce, hemen çanta tutan kolumu göğsüne dayadım. “Sakin ol, kardeş”, dedim. “Bir şey yapmaz o köpek.” Ama hiç dinlemedi beni.

Oysa köpekle arasına girmiştim zaten. Muhakkak ki daha önceden de hayvana bir saldırıda bulunmuş olmalı, hayvan o yüzden ona havlamıştır, diye düşünmüştüm. Uyarıma rağmen yürüyünce küfrederek hayvanın üzerine, ben de boş olan sağ yumruğumu çaktım suratına.

Benden oldukça genç ve uzun boyluydu. Kolunu dolayıp devirmek istedi beni. O arada da tırmalamış sol yanağımı. Ben de sağ kolumla sarıp sol ayağımla da çelmeleyince, o alta, ben onun üstüne düştük yere.

Yatırdım sırt üstü, birkaç yumruk da orada vurdum. O an, duraklarda otobüs bekleyen gençler gelmişler başımıza, tuttular beni kollarımdan ve aldılar zalimin üstünden. 20 kadar genç aramıza dolmuştu. O gençlerin güvencesini hissedince zalim, bir küfür sallamaz mı bana...

Ben de birkaç okkalı küfürle yürüdüm üstüne, topuklayıp gitti...

Tesadüf bu ya; ertesi gece yine karşılaştık. Fakat kafası önde, ayaklarının ucuna bakarak hızla geçip gitti yanımdan. Ben de uzatmadım artık.

Herhalde yüreğimin sevgi dolu oluşundan olacak; böyle durumlarda bir Hz. Ali kuvveti geliyor bana. Ve zalimlere derslerini veriyorum.

Bakalım bu böyle ne kadar sürecek...

Zira bugün, 74´üncü yaşımdan gün almaya başladım. Eee, doğanın da bir kanunu var. O kanunla hükmünü icra edecek... Bakalım o zaman neyleriz...

Neyse, yoldaşlar; dediğim gibi, hayvanseverseniz eğer, bu tür olaylar yaşamanız günlük durumlardandır.

Bu ay, kapımızın önünde baktığımız çok akıllı bir köpeğimizi kaybettik. “Zeus”tu adı. Kurt kırmasıydı. Onu da ilk sahibi terk etmiş, sokaklarda yaşamaya tutunmaya çalışırken, canavarlaşmış yaratıklar arabayla geçerken uzatmışlar tüfeğin namlusunu pencereden, omzundan vurmuşlarmış hayvanı.

Ameliyat ettirip tedavi etmiştik yarasını. Sevgi gösterince de biz, gelip apartmanımızın önünü mekân tutmuştu, ayrılmaz olmuştu oradan.

Yaşlıydı. Ameliyat eden doktır, on yaşın üzerinde, demişti. Aniden ölmüş bir sabah. Sanırız kalp kriziydi. Mahallemizin hayvansever çocukları gelip haber verdiler. Gözyaşları içinde gömüldü Zeus, mahalledeki şimdilik boş kalmış olan bir arsaya.

 

***

Bir kedimiz öldü FİB´den. Beyaz yüzünün üzerinde, tam da burnunu kapsayacak biçimde kalp benzeri bir siyahlık vardı. O yüzden adını “Kalp Burun” koymuştuk.

Üç dört kez götürdük veterinere. Her seferinde üçer iğne yaptı, şuruplar içirdi, ama namussuz FİB Virüsü, önlenemez, ağır bir ishal şeklinde tutmuştu, hayvancağızın sindirim sistemini. O hastalık eritti, kuruttu ve götürdü...

Yine geçen ay, sanırım 13´üydü ayın, hani şiddetli yağmurlar olmuştu İstanbul´da iki gün art arda. İşte birinci günün akşamı bulmuştum, aşağıda resmini göreceğiniz “Yeni Bıdık”ımızı. Üsküdar´da annesiz kalmıştı. Ne geldiyse zavallı anneceğizin başına... Acı acı feryat edip annesini çağırıyordu, ilk gördüğüm akşam.

Bir kapalı dükkân kapısıyla parmaklıklı kepengi arasında yürek parçalayıcı biçimde miyavlayıp duruyordu. Küçücüktü daha. Sanırım bir aylık kadar.

Düşündüm kendi kendime, dedim yahu alıp götürsem, ama ev de pek dolu...

Sonra, evdeki hayvanlarımız FİB´le enfekte olmuş durumda. Yani henüz hastalık belirtisi göstermemiş olanlar bile taşıyorlar virüsü. Bunu götürürsek eve, bağışıklı sistemi de daha tam gelişmemiş olduğu için vurabilir bunu, diye düşündüm bir de.

Almadan döndüm eve. Ama o gece uykularımda hep feryat edip durdu o yavru kedicik. Çığlıklarını duydum gece boyu.

Eşim sabahleyin Üsküdar Veteriner İşlerindeki ilgili genç veterinere hasta bir kedimizi götürecekti. Tarif ettim yerini; “görürsen al da gel Sultan, bakalım ne olacaksa olsun”, dedim.

O da zaten öncesi akşam anlatınca ben bu bıdığın halini, “Keşke alıp gelseydin Hoca”, demişti.

Eşim gündüz gidip aramış tarif ettiğim yeri, bulamamış. Orada dükkân sahibi bir kadına sormuş, o da sabahtan beri burada olduğunu ama hiç görmediğini söylemiş.

Ertesi akşam, Partiden eve dönerken uğradım ben yine “Yeni Bıdık”ımızın feryat edip durduğu yere. Yine yağmur yağıyordu, bir önceki günkü kadar şiddetli olmasa da. Yavrucuk da zaten aynı yerde yine feryatlarına devam edip duruyordu.

Oraya atılmış kâğıttan boş bir un torbası bulup, yakalayıp içine koydum, “Yeni Bıdık”ımızı. Hiç insanla yakın temasa gelmemiş olduğundan bana bir iki “pıh” çekse de, bir şey yapmadı. Kulaklarından ve boyun derisinden tutup koydum torbanın içine, getirdim eve.

Evimizin en kıdemlilerinden Pamuk Hanım, anne olarak hemen sahiplendi Yeni Bıdık´ı. Sarıp sarmaladı kucağına. Zaten bir ay kadar önce, bir arabanın amortisör yayı içinden çıkarıp eve aldığımız bir yavru kediyi de sahiplenmişti Pamuk Anne. Bunu da sahiplendi, arkadaş oldular Eski Bıdık´la Yeni Bıdık.

Gelişti, pek güzelleşti. Geceleri Pamuk Annesinin yanında sıcaklanınca kaçıp geldi benim göğsüme ve orada yattı. Çok mutlu ve neşeliydi.

Fakat alçak FİB onu da buldu ve vurdu...

Kalp Burun´dan ona bulaşmıştı aynı lanet hastalık. O da ağır bir ishale tutuldu. Cumartesi, Pazartesi ve Çarşamba olmak üzere üç kez götürdük veterinere. En son geçen Çarşamba ben götürmüştüm. Yine iğne yaptı veteriner, ishal kesici şuruplar vardı; “Onları içirmeye devam edin.”, dedi. İç parazit dökücü şurup vardı; “Onu da içirmeye devam edin.”, dedi. Geldik eve...

Gelir gelmez, kana kana su içti uzun uzun. Midesine giren son dünya nimeti de o oldu zavallının... Hiçbir yiyecek yiyemedi.

Ben Partiye geldim, ama durumunun ağırlığının farkındaydım. Yolda aradı eşim, bu Yeni Bıdık´ımızı da kaybettiğimizi söyledi.

Ağladık onun için de, gözyaşı döktük.

***

Hayat böyle işte...

Severseniz acı çekersiniz...

Bundan kaçmanın, kurtulmanın mümkünatı yok...

Dün de sokağımızda baktığımız yavrulardan birini araba ezip öldürmüş. Sokağın en dar bölgesinde bir komşu, yediği balığın kafalarını kedicikler yesin diye yüksekte olan bahçesinden atmış aşağıya, yola. Bu hayvan da orada karnını doyurmaya çalışırken yokuş aşağı hızla gelen bir araba ezip öldürmüş hayvanı.

Zaten iki kardeş kalmıştı o yavrular. Üç aylık kadardılar. Şimdi kaldı geriye tek bir yavru.

Demek ki arkadaşlar, aşağı yukarı bir ay içinde baktığımız hayvanlardan bir köpeğimiz, üç de kedimiz ölüp gitmiş. Zaten hep böyle oluyor, aşağı yukarı. Her ay birkaç hayvanımız hastalıklardan ya da arabaların ezmesinden dolayı ölüyor. Yok olup gidiyor.

Şimdi de arkadaşlar; ilgi duyanlar-merak edenler için bugün yargılanıp ceza aldığım davaya ilişkin, 5 Ekim´de yazıp 6 Ekim´de mahkemeye ulaştırıp dosyasına koydurduğumuz, esasa ilişkin son savunmamı görelim:

***

 

Sayın Hâkim;

Kendisini bıçakladığım iddiasıyla benden şikâyetçi olan Mustafa Kaba adlı bu şahıs, bizim apartman çevresinde sokak hayvanlarına yiyecek vermemizi istemeyen, hepsi de Rizeli hemşehri, yakın köylü ve birbirleriyle akraba olan kat maliklerinden Özcan Morgül adlı birinin kiracısıdır. Apartmanımız dört katlıdır. Biz en üst katta otururuz. Diğer katlarda oturanlarsa, yukarıda anlattığımız akraba ailelerdir.

Apartmanın kot farkından dolayı en altta iki küçük odası bulunmaktadır, Özcan Morgül´e ait. İşte Mustafa Kaba da orada oturmaktadır.

Başlangıçta ilişkilerimiz iyiydi. Eşi de, kendisi de bize saygılı davranırlardı; biz de onlara anne baba şefkatiyle davranırdık. Tabiî biz herkese karşı güleryüzlü, hoşgörülü, sevecen davranan insanlarız.

Sokak hayvanlarına yiyecek vermemiz de bizim bu yapımızdan kaynaklanır. Her tarafın taşa, betona kestiği sokaklarda bu hayvanlar kendiliklerinden ne bulup ne yiyebilirler ki...

Vicdan sahiplerinin gönlünden kopan kırık kırsıkla yaşamlarını ve nesillerini sürdürme uğraşındadırlar. Kaldı ki, hastalıklardan, hızla gelen arabaların altında kalıp ezilerek ölmelerinden dolayı, doğan her yüz sokak hayvanından ancak belki de sadece biri hayatta kalabilmektedir; o süre de sadece birkaç yıldır.

Oysa kedilerin ve köpeklerin ortalama yaşam süreleri, sokak hayvanları baz alındığında on beş yıl civarındadır. Yukarıda andığım sebeplerden, hemen hiçbiri bu kadar süre hayatta kalamıyor.

Sözü uzatmayalım; altı-sekiz ay kadar sonra Mustafa Kaba ve eşi, bize selam vermeden, görmezden gelerek gelip geçmeye başladılar. Oysa aramızda hiçbir olumsuz olay yaşanmamıştı.

Sonra bir gün eşim, apartmanımızın altındaki bize ait olmayan arsada baktığı bir anne kediyle yavrularını taşlarken görüyor, Mustafa Kaba´nın eşini. Tabiî müdahale ediyor; “Ne istiyorsun zavallı hayvancıklardan? Yaptığın çok ayıp.”, diyor.

Verdiği yanıt saygısızcadır. “Çok seviyorsan bunları, al evinde bak. Biz apartman çevresinde bunların dolaşmasını istemiyoruz.”

Eşim buna karşı; “Bu apartmanın dört kat malikinden biri de benim. Ben de yasal hakkım olan sokak hayvanlarına yiyecek verme işini sürdüreceğim. Bu kimseyi ilgilendirmez, kimseye de zarar vermez.”, der.

M. Kaba´nın eşi yine aynı tutumla; “Öyle mi bana tapu göster tapu. Tapun var mı?”, diyerek eşimi alaya alır aklınca.

Olay anlaşılır ki sonradan, apartmanın giriş katında oturan, Üsküdar Belediyesinde makam şoforü olarak çalışan Ahmet Morgül adlı şahıs, Kaba Ailesine belediyeden yılda birkaç kez olmak üzere alışveriş çeki alıvermiştir. Yine Üsküdar Belediyesinden yıllık yarım ton da kömür.

Kaba´ların ev sahibi olan Özcan Morgül de büfecidir. Gıda kolilerinin boş kalan ahşap sandıklarını arabasıyla bu aileye getirivermektedir, sobada yaksınlar diye. Sobayla ısıtmaktaydılar evi.

Yani Morgül´ler, Kaba Ailesini mamalayarak bize karşı tetikçilik yaptırmak istemektedirler.

Bu arada birkaç kardeş olan Kaba´lar; “Biz şöyle asarız, böyle keseriz. Kardeşlerimizden biri adam vurdu, şu anda hapiste yatmaktadır. Biz kurşun atmayı da kurşun yemeyi de biliriz.” gibisinden tehditler savurmaktadır, hem eşime karşı hem de mahallede.

Bizimle başlangıçta iyi konuşan aile, bir anda bize en düşman davranan aile olmuştur.

Bu arada şunu da belirtelim; Morgül Ailesiyle de hayvanlara bakmamızı engellemek istedikleri için aramızda yaşanan olaylardan dolayı dört kez davalık olmuştuk.

Morgül´ler, bunları bize karşı kışkırtarak bir anlamda maşa olarak kullanmak istemişlerdir, kendi ceplerinden çıkmayan, çok küçük çıkarlar sağlayarak.

Bir gün, eşim apartman önünde sokak kedilerine yiyecek vermektedir. Olay gününden iki gün öncesidir bu. Mustafa Kaba´nın eşi Hatica Kaba, eşime yönelik olarak; “Kedi manyağı, git başka yerde ver yiyeceği kedilere. Apartman çevresini kirletiyorsun. Öğretmen olmuşsun ama adam olamamışsın.”, gibi hakaret içeren cümleler sarf eder.

Eşim de; “Git işine! Seni ilgilendirmez benim nerede yiyecek vereceğim. Vicdanı olmayanlar anlayamaz benim yaptığım işi.”, der ve yiyecek vermeye devam eder.

Bunun üzerine Mustafa Kaba, evinden dışarı çıkarak annesinden bile yaşlı olan eşime, beş çocuğumun en küçüğünün bile yaşından daha küçük olan yaşına bakmadan ağıza alınmayacak sinkaflı küfürler savurur. Hem de nara atarak...

Apartman komşuları ve yan apartmandaki komşular da duyar, onun bu galiz, iğrenç küfürlerini.

Eşim telefonla bana bildirdi, böyle bir hakarete maruz kaldığını. Ben de “Hemen olaya tanık olan bir iki komşuyu da yanına alarak mahalle karakoluna git ve şikâyetçi ol bu şahıstan.”, dedim. Eşim de yan apartman komşularımızdan, Mustafa Kaba´nın tehditlerinden çekinmeyen Türkan Aslan adlı komşumuzu da yanına alarak birlikte Çengelköy Karakoluna varıp olayı anlatıyor, saldırgan şahıstan şikâyetçi oluyor.

Saldırgan Mustafa Kaba, bu olayından dolayı yine Anadolu Adliyesinde yargılandı ve doksan gün karşılığı maddi para cezasına çarptırıldı. Avukatlarım itiraz ettiler, cezanın azlığına.

Bu olaydan iki gün sonra, hatırladığım kadarıyla 21 Aralık 2014´te arkadaşlarım beni ziyarete gelmişti. Zira çok ağır bir gribal enfeksiyon geçiriyordum, bronşlarıma inmişti enfeksiyon. Sabah akşam antibiyotikli iğne yaptırıyordum, doktorun reçetesinde yazdığı üzere. Yani yatıyordum hasta olarak.

Arkadaşlarım iki arabayla geldiklerini telefonla bildirince ben de onları karşılamak için üzerimde eşofman olduğu halde aşağıya indim, apartman önüne.

Kalabalık vardı apartman önünde. Sanırım yan apartmanda da bir etkinlik vardı. Arkadaşlar arabalarından çıkarken, Mustafa Kaba da apartman önüne gelip benimle karşılaştı. Ben; “Annen yaşındaki bir kadına o küfürleri ederken hiç utanmadın mı?”, dedim.

Utanıp yüzü kızaracağı yerde bana da küfür ve tehditlerle saldırdı. Bu arada bize yaklaşmış olan ziyaretçi arkadaşlarım araya girdiler, birbirimize temas etmeden bizi ayırdılar.

Olay bütünüyle bundan ibarettir.

Mustafa Kaba, yolun otuz metre kadar aşağısına inip orada beklemiş. Biz de arkadaşlarla birlikte dördüncü kattaki dairemize çıktık.

Ben Mustafa Kaba´nın nerede, nasıl bıçaklandığını ya da kesici-delici bir aletle yaralandığını görmedim, bilmiyorum.

Mustafa Kaba bir savunma tanığı getirip mahkemede dinletti. Adı Muharrem Akbıyık olacaktı, sanırım. O, mahkemeniz huzurunda verdiği ifadesinde Mustafa Kaba´nın kendi zillerini çaldığını, kendisinin de dışarı çıktığını, bu şahısla konuştuğunu; o arada da elinde bir kan gördüğünü söyledi. “Bu kan necidir? Nasıl bir yaradan çıktı?”, diye sorduğunu, Mustafa Kaba´nın da kendisine elindeki kanın sebebini bilmediğini söylediğini belirtti. Birlikte kanın izini sürerek araştırdıklarını ve böğründe bir yara gördüklerini, kanın da buradan aktığını anladıklarını aktardı.

Yani Mustafa Kaba, olay sonrasında, savunma tanığının aktarımına göre nasıl yaralandığını bile bilmiyor. Bırakalım bıçaklandığını, neresinden, nasıl bir aletle yaralandığının bile farkında değil.

Sonunde kendisi bir varsayımda bulunarak, benimle husumetinden dolayı onu benim bıçakladığımı iddia ediyor ve benden şikâyetçi oluyor.

Mustafa Kaba´nın avukatı, bu şahsın eşinin benim aleyhimde Morgül´lerle aramızda geçen davalaşmalardan birinde tanıklık yaptığından dolayı, benim Mustafa Kaba´yı bıçakladığımı iddia etmektedir.

Oysa, Mustafa Kaba´nın eşi Hatice Kaba´nın aleyhimde yaptığı tanıklığın üzerinden bir yılı aşkın zaman geçmiştir, olay gününde.

Kaldı ki, Morgül´ler iki aileden oluşmaktadır apartmanda. Bir de bunlarla akraba olan Arıcıoğlu Ailesi vardır. Bunların da birçoğu aleyhimde yalancı tanıklık yapmıştır. Sayalım adlarını:

Özcan Morgül, Ayşe Morgül, Neriman Morgül, Serpil Morgül, Mehmet Arıcıoğlu.

Bu şahıslar hep aleyhimde yalancı tanıklıklarda bulunmuştur değişik davalarda, 2010 yılından bu yana.

Tabiî davaların tamamı da bizim sokak hayvanlarına yiyecek vermemizi istememelerinden dolayı oluşmuştur.

Bunlar, eşimin hayvanlar için sokağa koyduğu şeffaf plastik yiyecek kaplarının üzerine çamaşır suyu dökecek, Temmuz sıcağında yine aynı plastik kaplara koyduğumuz suları kaplarıyla birlikte fırlatıp atacak, apartmana yakın yerlerdeki yavru ve anne kedileri bile tekmeleyip taşlayacak denli acımasızdırlar.

Onların kabullenemediği şu olmuştur:

Biz apartmanda üç aileyiz, bizi kast ederek de, bunlar bir aile. Bunlar niye bizim aldığımız ortak karara uymuyorlar? Biz apartman çevresinde sokak hayvanı istemiyoruz, bunlarsa ısrarla yiyecek vermeye devam ediyor hayvanlara.

2010 yılı başlangıcında bir araya gelip beni de çağırdılar. Bu düşüncelerini ve kararlarını ilettiler. Bense; “Herkes kafasından hüküm kuramaz. Yasalar vardır, yönetmelikler vardır, Belediyenin usul ve niazmnameleri vardır. Hepimiz bunlara uymakla yükümlüyüz, ortaklaşa bir yaşamı sürdürebilmemiz için. Hiçbir yazılı kanun, yönetmelik, nizamname, sokak hayvanlarına yiyecek vermeyi, su vermeyi yasak kılmaz. O zaman biz vicdanımızın emrine uyarak bu hayvanlara yiyecek de veririz, su da veririz. Bunların kimseye bir zararı yok. Apartmanın dışında yaşıyorlar, zaten de ölüp ölüp gidiyorlar. Ayrıca da bizim kültürümüz, geleneklerimiz, bu hayvanlara yardımcı olmayı emreder bize. İşte bu sebeple, nasıl ben size kendi kafamdan bir kural, kanun belirleyip dayatamıyorsam, siz de bunu yapamazsınız.”, diye cevap vermiştim.

Sonra bunlar anne kedileri tekmelemeye, yavruları taşlamaya, su ve yiyecek kaplarını gâh çamaşır suyuyla zehirlemeye gâh fırlatıp atmaya başladılar. Eşime de “Kedi manyağı”, “Kedici” gibi hakaret içeren sıfatlarla saldırmaya başladılar. İstenmeyen olaylar ve davalar bunlardan kaynaklandı.

Mustafa Kaba Ailesini de çok basit maddi çıkarlarla güdüleyip üzerimize saldılar. Kullanıldı bu insanlar, Morgül´ler tarafından.

Mustafa Kaba, mahkemede bir savunma tanığı daha dinletmiştir, Şemsi Fidan Tan Sarıkaya adlı. Bu kadın, yan apartmanın, ki iki apartman arasında dört metre kadar mesafe vardır, beşinci katında oturmaktadır. Bizim apartmanın giriş katında oturan Ahmet ve eşi Serpil Morgül´lerle olan bir Kedi Davamızda beş altı kilo çay karşılığında yalancı tanıklık yapmayı kabul etmiştir ve yapmıştır.

Öyle ki, oturduğu beşinci katının balkonundan bizim apartmanın giriş katında oturan Morgül´lerin evinin içini bile gördüğünü iddia etmiştir. Oysa apartmanımızın giriş kapısı üzerinde bir metrelik çıkıntıya sahip koruma siperliği vardır betondan. Apartman kapısının önü yağmurda karda ıslanmasın diye. Bu siperlikten dolayı, bırakalım dairenin içinin, hatta apartmanımızın merdiven boşluğunun görünmesini, apartmanın dış giriş kapısı bile görülemez, yan apartmanın beşinci kat balkonundan. Bizim o davalaşmamızdaki olay, Morgül´lerin dairesinin önündeki merdiven boşluğunda yaşanmıştı.

Bu yalancı tanığın ifadesi üzerine duruşma hâkimi bile öfkelenmiş, yalancı tanıklıktan seni içeri atarım, doğru konuşmuyorsun, diyerek öfkesini dile getirmişti. Biz de keşif talebinde bulunmuştuk, bu yalancı tanığın iddiasının imkânsızlığını bizzat yaşayarak görebilmesi için, mahkeme hâkiminden.

Hâkim keşfin gerekli görülmediğini, fotoğraflarını çekerek apartmanın ve aradaki mesafeyi oluşturan boşluğun fotoğraflarını çekerek getirmemizin yeterli olacağını belirtmişti. Biz de çektiğimiz fotoğraflarla bu yalancı tanığın iddiasının imkânsızlığını yüzde yüz oranındaki bir kesinlikle ortaya koymuş ve mahkemeye sunmuştuk.

Bu davamızda da akıl almaz iddialarda bulunan, şikâyetçi Mustafa Kaba´nın bile görmediği ve aklının almayacağı iddialarda bulunan bir tutum ortaya koymuştur.

O zamanlar üç beş yaşında bulunan kızının saçlarından tutup, havaya kaldırıp duvara çarptığımı ve bu küçücük yavrucağın boğazına bıçak dayadığımı iddia etmiştir, dosyada görüleceği üzere. Yani sağlıklı bir ruh yapısına sahip bir insanın düşünemeyeceği, hayal dahi edemeyeceği iddialarda bulunmuştur, aklınca iyi yalancı tanıklıkta bulunabilmek için.

Dosyadaki ifadesinden de görüleceği üzere, mahalle komşularımız bile ayıplamıştır bu kadını; “Senin olaya ilişkin hiçbir ilgin ve bilgin yok. Ayrıca da senin aklın kıt. Niye gidip böyle Hocalar aleyhinde yalancı tanıklık yapmaktan zevk alıyorsun?”, diye.

İşte bazı insanlar böyle, ne yazık ki...

Kaldı ki, benim ve eşimin tüm mahalle çocuklarıyla ilişkimiz çok iyidir. Her ikimiz de öğretmeniz çünkü. Ömrümüzü çocuklara, onların yetiştirilmesine ve eğitime adadık.

Özellikle bu yalancı tanığın küçük kızı (iki kızı vardır) bizi de, hayvanları da çok sever. Birkaç ay önce bir sokak kedisinin annesini emme dönemindeki bir yavrusunu getirip evlerinin balkonunda bakmak, beslemek istemiştir. Fakat hayvan düşmanı bu yalancı tanık hemen ertesi gün sokak hayvanını apartman dışına attırmıştır.

Komşular haber verdi, eşim gidip aldı. Evde büyüyünceye kadar bakmaya uğraştı ama yeterli süre anne sütü almadığından savunma mekanizması gelişmemiş olan yavru kedicik hastalanarak öldü...

Kaba ve Morgül Aileleri, bu yalancı tanığı kullanmak için bir davalarının daha tanık listesine yazdırmışlardır. Ki, o dava dosyasında sabittir bu işi yaptıkları.

Fakat her nedense o davaya gelememiştir Şemsi Fidan Tan Sarıkaya adlı yalancı tanık.

Bir komşumuzun evinde eşimle bu yalancı tanık karşılaşırlar. Komşumuz sorar; “Niye Hoca Teyze´ye ve Hoca Amca´ya karşı gidip yalancı tanıklıklarda bulunuyorsun?”, diye.

Cevabı şu olur:

“Öğretmen, senin için de gidip şahitlik edeyim. Sen de iste, sana da şahitlik yapıvereyim.”

Yani, bu şahsın ruh ve zihin dünyası bu seviyededir işte... Bula bula böyle insanları bulup kullanıyorlar bize karşı...

Neylersiniz...

Biz başka dünyadayız, bunlar başka dünyada. Biz onları anlıyoruz da, onların bizi anlaması imkânsız.

İşte bu dava konusu ve öncesindeki “Kedi Davaları” olarak adlandırdığımız davalar, hep bu ayrı dünyaların insanlarının birbirleriyle taban tabana zıt ruh, ahlâk ve vicdan yapısına sahip olmalarından kaynaklanmaktadır.

Hayat, toplum bizi böyle insanlarla da muhatap kılmaktadır. Ne yapalım... Elden ne gelir?..

 

Sayın Hâkim;

Belki sözü uzun tuttum. Bunun da sebebi; istedim ki bizi anlayasınız. Biz, insanlardan tek bir şey istemişizdir bugüne dek: Anlaşılmak...

5 Ekim 2018

 

Nurullah Ankut (Efe)

***

Selam ve sağlıcakla...








Kaynak:

Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Bir taşla üç kuş vuracaklar
Bir taşla üç kuş vuracaklar
Konfeksiyon ihracatçıları Hollanda Sektörel Ticaret Heyeti ile Hollanda, Almanya ve Belçikalı ithalatçılara ulaşacak
İŞSİZ SAYISI 3 MİLYON 531 BİN KİŞİYE ULAŞTI
İŞSİZ SAYISI 3 MİLYON 531 BİN KİŞİYE ULAŞTI
Temmuz ayı itibarıyla Türkiye genelindeki 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsizlik oranı yüzde 10,8 seviyesinde gerçekleşirken, bu oranın 2017 yılının aynı ayına göre 88 bin kişi arttığı görüldü.
KOOPERATİFÇİLİĞİN NABZI PAZAR GÜNÜ BADEMLER´DE ATACAK
KOOPERATİFÇİLİĞİN NABZI PAZAR GÜNÜ BADEMLER´DE ATACAK
Mahmut Türkmenoğlu Kooperatifçilik Vakfı, Türkiye´de kooperatifçiliği tüm yönleriyle masaya yatırıyor. 21 Ekim 2018 Pazar günü Bademler Doğal Yaşam Köyü´nde Kooperatifçilik Çalıştayı düzenlenecek. Çalıştaya Tarım ve Orman Bakanlığı temsilcileri, kooperatif yöneticileri, akademisyenler, Ziraat Odası temsilcileri, Ziraat Mühendisleri Odası temsilcileri, yerel yönetim temsilcileri ve tüm bileşenler katılacak.
Beşiktaş Kulübü Başkanı Fikret Orman ve yönetim kurulu üyeleri İzmir´de KRTLYVS defilesine katılacak
Beşiktaş Kulübü Başkanı Fikret Orman ve yönetim kurulu üyeleri İzmir´de KRTLYVS defilesine katılacak
İzmir, 20 Ekim Cumartesi önemli bir defileye ev sahipliği yapacak. İzmir´in dikkat çeken yapılarından ATER Tower Ana Sponsorluğu´nda KRTLYVS ürünlerinin yeni koleksiyonu tanıtılacak. 22 yerli ve yabancı mankenin katılacağı defileye Beşiktaş Kulübü Başkanı Fikret Orman, yönetim kurulu üyeleri,İzmir Beşiktaşlılar Derneği ile İzmir´in önde gelen bir çok ismi de katılacak.
Tataristan Heyeti ADM ve GDZ Elektrik Dağıtım´ı Ziyaret Etti
Tataristan Heyeti ADM ve GDZ Elektrik Dağıtım´ı Ziyaret Etti
Ülkemizin enerji devleri arasında yer alan ADM Elektrik Dağıtım ve GDZ Elektrik Dağıtım, Tataristan Enerji Kurumu Yetkililerini ağırladı.
EPDK´ya Uğurtaş´tan yanıt
EPDK´ya Uğurtaş´tan yanıt
Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK) Başkanı Mustafa Yılmaz´ın “OSB´ler enerji maliyetlerini iyi yönetsin, kendi modellerini ve yöntemlerini geliştirsin” söylemine cevap, Organize Sanayi Bölgeleri Derneği (OSBDER) Başkan Vekili ve İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi (İAOSB) Başkanı Hilmi Uğurtaş´tan geldi.
HER ÜÇ KAMU ÇALIŞANINDAN BİRİ KİRACI
HER ÜÇ KAMU ÇALIŞANINDAN BİRİ KİRACI
Bin 577 kamu emekçisiyle yapılan araştırmaya göre, her üç kamu çalışanından birisinin kiracı olduğu tespit edilirken, kendi evlerinde oturanların oranı ise yüzde 57,2 oldu.
ÜLKEMİZİN GELECEĞİ GENÇ GİRİŞİMCİLERDE
ÜLKEMİZİN GELECEĞİ GENÇ GİRİŞİMCİLERDE
Türkiye Genç İş Adamları Derneği (TÜGİAD) Ege Şubesi Başkanı Can Yavaş, "Gençliğin Yetişmesinde STK´ların Rolü" konulu konuşmasıyla Bornova Rotary Kulübü´nün toplantısına konuk oldu.
Vizyon Havacılık´ın 2500 m²´lik Hangarı Yarın Açılıyor…
Vizyon Havacılık´ın 2500 m²´lik Hangarı Yarın Açılıyor…
Tüm dünyada olduğu gibi katma değeri yüksek olan havacılık endüstrisine 2014 yılında merhaba diyen bir Çam Grubu şirketi olan Vizyon Havacılık, yatırım yapmanın çok daha kıymetli olduğu bu zaman diliminde 10 Milyon TL´lik dev bir yatırıma imza attı.
YETER Kİ İSTESİNLER… BAŞARAMAYACAKLARI HİÇBİR İŞ YOK!...
YETER Kİ İSTESİNLER… BAŞARAMAYACAKLARI HİÇBİR İŞ YOK!...
MaviBahçe AVM´deki İyilik Atölyesi Kafe´de tüm İzmirliler´in sevgisini kazanan İzmir Down Sendromu Derneği (İDSD) üyesi çocuklar, mesailerinden arta kalan zamanlarını sanat eğitimleri ile değerlendiriyor.
Giachino fidanlarda yaşayacak...
Giachino fidanlarda yaşayacak...
21 Mayıs 2018 tarihinde geçirdiği beyin kanaması sonucu 9 yaşında vefat eden Tevfik Fikret İlkokulu 3. sınıf öğrencisi Alp Antoine Giachino anısına Ege Orman Vakfı işbirliği ile koru oluşturuldu. Tevfik Fikret İlk okulu Yönetimi, öğretmenleri, okul aile birliği ve okul arkadaşlarının katkıları ile Soma-Büyükgüney ağaçlandırma sahasında oluşturulan 564 fidanlık koruda fidanlar Alp Antoine anısına dikildi.
HKP İzmir İl Örgütünden Filistin Açıklaması
HKP İzmir İl Örgütünden Filistin Açıklaması
Halkın Kurtuluş Partisi (HKP) İzmir İl Örgütü, Dün İsrail´in Filistinlilere yönelik saldırısı sonucu 7 Filistinlinin yaşamını yitirmesine ilişkin bir açıklama yayımladı.
Siyonist İsrail 7 Filistinliyi daha katletti!
Siyonist İsrail 7 Filistinliyi daha katletti!
Katil ABD Emperyalistlerini ve Ortadoğu´daki Bekçi Köpeği İsrail´i Ortadoğu Halkları birleşip Tarihin çöplüğüne göndermediği sürece katliamlar devam edecek
MACERA KULÜBÜNDEN YEREL SEÇİM ÖNCESİ ANKARA ÇIKARTMASI
MACERA KULÜBÜNDEN YEREL SEÇİM ÖNCESİ ANKARA ÇIKARTMASI
Macera Kulübü Yönetim Kurulu Üyeleri yaklaşan yerel seçimler öncesinde, İzmir Metropol ve İlçelerde, Yerel yönetimlerde yaşadıkları sorunları, yaptıkları etkinliklerde insanlardan gelen geri dönüşleri, beklenti ve dileklerini iletmek üzere Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal KILIÇDAROĞLU ile 20 dakikalık bir görüşme gerçekleştirdiler.
Agora Lions Kulübü yüz sakız fidanına can verdi….
Agora Lions Kulübü yüz sakız fidanına can verdi….
Agora Lions kulübü, Ege Orman Vakfı işbirliği ile Çeşme-Çiftlikköy ağaçlandırma sahasında 100 sakız fidanına hayat verdi.
Vizyon Havacılık´tan Yeni Atılım: “Vizyon Havacılık Uçuş Okulu”
Vizyon Havacılık´tan Yeni Atılım: “Vizyon Havacılık Uçuş Okulu”
Türkiye´nin kısa ve orta vadedeki pilot ihtiyacının karşılanması maksadıyla 30 Ekim 2018´te ilk kez pilotaj eğitimi vermeye başlayacak olan Vizyon Havacılık sektöre oldukça iddialı giriyor.
Çanakkale Şehitliği´nde duygusal anlar
Çanakkale Şehitliği´nde duygusal anlar
Konak Belediyesi, manevi duyguların doruğa çıktığı 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı öncesinde Konaklı kadınlara Çanakkale Şehitliği´ne gezi düzenledi. İlk kafile 6 otobüsle Konak Belediyesi´nin Basmane´deki hizmet binası önünden hareket ederek Çanakkale´ye gitti. İlk kafile 6 otobüsle Konak Belediyesi´nin Basmane´deki hizmet binası önünden hareket ederek Çanakkale´ye gitti. Gece yarısı başlayan yolculuk öncesi geziye katılanları Konak Belediye Başkanı Sema Pekdaş uğurladı. Pekdaş, Çanakkale Zaferi´nin aziz hatıralarının bulunduğu, binlerce kahraman askerin ebedi istirahatgahı olan Çanakkale Şehitliği´ni gezecek olan katılımcılara iyi yolculuklar diledi.
“Che Yoldaş Ölümsüzdür!”
“Che Yoldaş Ölümsüzdür!”
Küba devriminin liderlerinden Ernesto Che Guevara, ABD ve işbirlikçileri tarafından katledilişinin 51. yılında Kurtuluş Partisi Gençliği tarafından anıldı. İzmir Kurtuluş Partisi Gençliği, “Che Yoldaş´ın devrettiği Kızıl Bayrak Kurtuluş Partililerin ellerinde dalgalanıyor…” başlıklı bir açıklama yayınladı.
4 MİLYON 241 BİN 841 KİŞİ LİSANS ÖĞRENİMİ GÖRÜYOR
4 MİLYON 241 BİN 841 KİŞİ LİSANS ÖĞRENİMİ GÖRÜYOR
Türkiye´deki yükseköğrenim düzeyine göre öğrenci sayıları belli olurken, 4 milyon 241 bin 841 kişinin lisans öğrenimi gördüğü saptandı.
EĞİTİMDE ROLLER DEĞİŞMELİ
EĞİTİMDE ROLLER DEĞİŞMELİ
TED Denizli Koleji Gazeteci - Yazar Abbas Güçlü ile “Doğru Okul” söyleşisini öğrenciler, öğretmenler, veliler ve davetlilerin katılımı ile gerçekleştirdi.
Etiketlerde ‘Yerli Malı´ Logosuna dikkat…
Etiketlerde ‘Yerli Malı´ Logosuna dikkat…
Türkiye´de üretilen malların etiketlerinde Bakanlıkça tespit edilen logoların kullanılacağını kaydeden İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (İESOB) Başkanı Zekeriya Mutlu, ‘Ticaret Bakanlığı´nın yaptığı yönetmelik değişikliği sonucu uygulama 3 Ekim´den itibaren yürürlüğe girdi.
HELİKOPTERLE GÜVENLİ UÇUŞUN LİDER MARKASI AIRBUS ARTIK TÜRKİYE´DE!
HELİKOPTERLE GÜVENLİ UÇUŞUN LİDER MARKASI AIRBUS ARTIK TÜRKİYE´DE!
SİVİL HELİKOPTER PAZARINDA DÜNYA LİDERİ AIRBUS, TÜRKİYE´DEKİ KULLANICILARINA SBAIR İLE ULAŞACAK.
Dünya Fair Play Fotoğraf Yarışması
Dünya Fair Play Fotoğraf Yarışması
Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi (TMOK) Fair Play Komisyonu´nun bu yıl ilkini düzenlediği Dünya Fair Play Fotoğraf Yarışması için 1 Mayıs 2018´de başlayan başvuru süreci devam ediyor. İzmir Bornova Belediyesi iş birliği ile Fair Play olgusunu yaygınlaştırmak için hayata geçirilen yarışmaya 30 Kasım 2018´e kadar başvuru yapılabilecek.
DSİ İzmir´den balık rekoru:
DSİ İzmir´den balık rekoru:
Ege´nin baraj ve göletlerinde bereketli bir sezon geçiren balıkçılara bir müjde daha geldi. “DSİ 2. Bölge Müdürlüğü Ürkmez Su Ürünleri ve Balık Üretim Tesisi” kendi rekorunu kırdı. Baraj ve göletlere tam 2 milyon 750 bin yavru balık bıraktı.
Ekranların En Çok Konuşulan Dizileri Belli Oldu
Ekranların En Çok Konuşulan Dizileri Belli Oldu
Televizyon ekranlarının en çok konuşulan dizileri belli olurken, dizilerin yeni sezon startları ise TV sayfalarının en çok konuştuğu başlıklar arasında yer aldı.
Milli Pilot Ümit Ülkü İstanbul´da kupaları topladı
Milli Pilot Ümit Ülkü İstanbul´da kupaları topladı
Opel Corsa OPC Cup´ın İstanbul´da yapılan 3. ayak yarışlarında Milli Pilot Ümit Ülkü, zirvedeki yerini korudu. Ülkü ayrıca, Pilatinum Cup´da da kürsüye çıkmayı başardı.
“ALMANYA VE TÜRKİYE EKONOMİDE STRATEJİK ORTAK”
“ALMANYA VE TÜRKİYE EKONOMİDE STRATEJİK ORTAK”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan´ın üç gün süren Almanya ziyareti sonrasında, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin daha da ivme kazanması bekleniyor. Ziyaretin yansımaları Türkiye´de faaliyet gösteren Alman sermayeli şirketler tarafından merakla izlenirken, Türkiye´nin ihracatı içinde Almanya´nın payı her geçen yıl artıyor.
İlt: bayram ikramiyesinde eşitsizlik bildirisi.
İlt: bayram ikramiyesinde eşitsizlik bildirisi.
Akbank Emeklileri Grubu ramazan bayramı ve kurban bayramında ödenen bayram ikramiyesiyle ilgili kanun hükmünün gözden geçirilmesi için basın açıklaması yaptı.
ZOR DURUMDAKİ FİRMALARIN UMUDU KONKORTADO
ZOR DURUMDAKİ FİRMALARIN UMUDU KONKORTADO
İzmir Yeminli Mali Müşavirler Odası ve İzmir Barosu işbirliğiyle düzenlenen “Konkortado Konferansı” 27 Eylül Perşembe günü İzmir Barosu Konferans Salonunda yapıldı.
MEB Yardımcı kaynak kullanımı ile ilgili yasaklar değil, ilkeler belirlemeli
MEB Yardımcı kaynak kullanımı ile ilgili yasaklar değil, ilkeler belirlemeli
Lider Eğitimci Yazarlar Derneği İzmir İl Başkanı Alpay Cavlak, gündemde olan kaynak kitap kullanılması ile ilgili olarak haber sitemize açıklamalar yaptı. Milli Eğitim Bakanlığının kaynak kullanımı ile ilgili ‘´yasaklar değil, ilkeler belirlemesi´´ gerektiğini söyleyen Cavlak, bu ilkelerden birincisinin ‘´öğretmene güvenmek´´ olması gerektiğini dile getirdi.
UMUT VAKFI - 28 EYLÜL BİREYSEL SİLAHSIZLANMA GÜNÜ
UMUT VAKFI - 28 EYLÜL BİREYSEL SİLAHSIZLANMA GÜNÜ
ŞİDDET, BİREYSEL SİLAHLANMANIN ÖNLENMESİ, DENETİMİ VE ANLAŞMAZLIKLARDA HUKUKUK ÜSTÜN KILINMASI İÇİN 25 YILDIR MÜCADELE EDEN UMUT VAKFI ; “28 EYLÜL BİREYSEL SİLAHSIZLANMA GÜNÜN”DE ŞİDDETİN HER TÜRÜ VE BİREYSEL SİLAHSIZLANMA İÇİN; EĞİTİM VE YASAL DÜZENLEMELERE ACİLEN İHTİYAÇ ÇAĞRISINDA BULUNDU… HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ VE BİREYSEL SİLAHLANMAYLA MÜCADELEDE 25.YIL !
Elektral´in Yerli Üretimine ‘Security Essen 18´ Fuarında Yoğun İlgi
Elektral´in Yerli Üretimine ‘Security Essen 18´ Fuarında Yoğun İlgi
İlklerin öncüsü Elektral A.Ş. Almanya´nın Essen kentinde 23.´sü düzenlenen “Security Essen 18” fuarında Türkiye´yi temsil ediyor. 40 ülkeden 1000 firmanın katıldığı fuarda tamamen yerli üretim olan güvenlik kapılarının tanıtımını yapan Elektral A.Ş Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Erdem Dinçsoy, “Tamamen yerli üretimle Türkiye´yi yurtdışında temsil ediyoruz. Ürünümüz fuarda büyük ilgi gördü” dedi.
ATSO Başkanı Dr. Ulusoy: "Zeytine prim desteği şart"
ATSO Başkanı Dr. Ulusoy: "Zeytine prim desteği şart"
TOBB Çevre ve İklim Değişikliği Kurulu, zeytine pirim desteği verilmesi kararı aldı. Kurul Başkanı olan Akhisar Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Mehmet Ulusoy, "Aldığımız bu kararı ilgili bakanlıklara ilettik. Eğer zeytine pirim kararı uygulanırsa hem üretici rahat bir nefes alacak hem Türkiye´nin küresel pazarda rekabet gücü artacak" dedi.
İSVİÇRE DEVİ ZEHNDER´E MUHTEŞEM AÇILIŞ
İSVİÇRE DEVİ ZEHNDER´E MUHTEŞEM AÇILIŞ
Merkezi İsviçre´de bulunan ve 123 yıldır üretimini sürdüren Zehnder Grubu´nun Manisa Organize Sanayi Bölgesi´nde inşa edilen yeni fabrikası, düzenlenen görkemli bir törenle faaliyetlerine başladı.
Bu Anaokulunun Kapıları Açık
Bu Anaokulunun Kapıları Açık
Taç Yıldız Anaokulları Montessori Metodu ile Eğitime başladı
“RUS AVANGARDI. SANAT VE TASARIMLA  GELECEĞİ DÜŞLEMEK” SERGİSİ,
“RUS AVANGARDI. SANAT VE TASARIMLA GELECEĞİ DÜŞLEMEK” SERGİSİ,
Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi (SSM), Rus Avangardı‘nın sanat ve tasarımını 500´den fazla eserle temsil eden kapsamlı “Rus Avangardı. Sanat ve Tasarımla Geleceği Düşlemek” sergisine, 18 Ekim 2018 tarihinden itibaren ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor.
İŞVERENLERİN İŞE ALIM BEKLENTİLERİ OLUMLU
İŞVERENLERİN İŞE ALIM BEKLENTİLERİ OLUMLU
2018 yılının son çeyreğinde Türk işverenlerin yüzde 19´u istihdam artışı yaşanacağını dile getirirken, yüzde 11´i istihdamda azalma öngörüyor.
86. Dil Bayramı kutlanıyor
86. Dil Bayramı kutlanıyor
Türk Dili Kurultayının 86. yıldönümü Dil Derneği İzmir Temsilciliği ile Konak-Karabağlar-Karşıyaka-Güzelbahçe Belediyelerinin birlikte hazırladığı tören-etkinliklerle kutlanacak
TERCÜME BÜROLARI İZMİR
TERCÜME BÜROLARI İZMİR
Uluslararası ticarette başarıyı getiren en önemli şey taraflar arasındaki kaliteli iletişimdir.Kaliteli bir iletişim ise ancak ve ancak iyi yapılmış çeviri metinleri ile mümkündür.
İZKA MALİ DESTEK PROGRAMLARI SONUÇLARI AÇIKLANDI
İZKA MALİ DESTEK PROGRAMLARI SONUÇLARI AÇIKLANDI
İzmir Kalkınma Ajansı´nın (İZKA) 2017 yılı Sosyal Uyumun Geliştirilmesine Yönelik Küçük Ölçekli Altyapı Mali Destek Programı ile Kültür Varlıklarının Korunması ve Yaşatılması Mali Destek Programı´nın değerlendirme süreçleri tamamlandı.
KURAP Başkanı Kasar: "Türkiye dünyanın merkezi"
KURAP Başkanı Kasar: "Türkiye dünyanın merkezi"
Türkiye´de iş seyahatlerinde uzmanlaşmış seyahat acentelerinin birleşerek kurduğu Kurumsal Acenteler Platformu (KURAP) turizmde, İzmir için güç birliği yaptı.
Özgener´den otomotivcilere:  2025´e hazır olun
Özgener´den otomotivcilere: 2025´e hazır olun
OTOMOTİV Yetkili Satıcıları Derneği (OYDER), 36´ncı Bölge Diyalog Toplantısı´nı İzmir Ticaret Odası´nda (İZTO) gerçekleştirdi. Toplantıda sektöre dair önemli konular ele alınırken, İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, önemli tavsiye ve uyarılarda bulundu.
30 yıl sonra da çocuklar gibi şendiler
30 yıl sonra da çocuklar gibi şendiler
Ege Üniversitesi Gıda Mühendisliği Fakültesi´nin 1986-87 ve 88 mezunları fakültenin koridorlarını çınlattı.
BİLİMSEL GERÇEKLER GÖRMEZDEN GELİNEMEZ
BİLİMSEL GERÇEKLER GÖRMEZDEN GELİNEMEZ
Seferihisar´ın düşman işgalinden kurtuluşunun 96´ncı yılı dönümü etkinlikleri kapsamında düzenlenen ‘Bilimsel Yönüyle Seferihisar´ konulu panelde, kentle ilgili bir takım bilimsel değerlendirilmeler yapılmış ve bunlar kamuoyu ile paylaşılmıştır.
Mutlu: ‘Dövize endeksli kira sorunumuz bitecek..´
Mutlu: ‘Dövize endeksli kira sorunumuz bitecek..´
Cumhurbaşkanı sayın Recep Tayyip Erdoğan´ın dövize endeksli kira ve sözleşmelere son veren kararına İzmir esnaf sanatkarından destek geldi.
Tarımın geleceği için dev işbirliği
Tarımın geleceği için dev işbirliği
İZMİR (Ege Ajans)- İzmir´in iki köklü kurumu tarımın geleceği için işbirliğine gidiyor. Ege Üniversitesi ile İzmir Ticaret Borsası arasında imzalanan protokolle; tarımda etkin ve ileri teknoloji kullanımı ile yüksek verim ve kalitede tarımsal üretimin ve gıda işlemenin geliştirilmesi, çevreye duyarlı üretim modelleri yaratılması amaçlanıyor.
DÜNYANIN ÇÖPÜ AYNI ANDA TOPLANACAK!
DÜNYANIN ÇÖPÜ AYNI ANDA TOPLANACAK!
Her yıl 8 milyon tondan fazla atık okyanuslara karışıyor! Sen de kirlenme ve küresel ısınma ile tehdit altında olan deniz yaşamını kurtarmaya yardımcı ol! 15 Eylül´de kıyılarda buluşalım!
Mutlu TESK Yönetiminde…
Mutlu TESK Yönetiminde…
Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK)´in 20. Olağan Genel Kurulu Ankara´da yapıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile TBMM Başkanı Binali Yıldırım´ın da katılımlarıyla gerçekleştirilen genel kurulun divan başkanlığını İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (İESOB) Başkanı Zekeriya Mutlu yaptı.
Ev Eşya Depolama Hizmetleri ve Fiyatları | www.edepola.com
Ev Eşya Depolama Hizmetleri ve Fiyatları | www.edepola.com
Ev eşya depolama hizmetlerini yaptığı nitelikli yatırımlarla birlikte kaliteli ve güvenilir depo seçenekleriyle birleştiren www.edepola.com sizleri bekliyor.

Eşya Depolama

HUZUREVİNDE DUYGULU VEDALAŞMA
HUZUREVİNDE DUYGULU VEDALAŞMA
Kuşadası Kaymakamlığına atanan Kaymakam Yücel, eşi ile birlikte Karşıyaka Belediyesi Zübeyde Hanım Huzur Evindeki yaşlılar ile vedalaştı.
Almanlara Türk şıklığı
Almanlara Türk şıklığı
Türkiye´nin ihracatta ve istihdamda lokomotifi hazırgiyim ve konfeksiyon sektörü yüzde 10´luk Pazar payına ulaştığı, ihracatında lider ülke konumundaki Almanya´ya ihracatını daha yukarı taşımak için 2019 yılında Almanya´da Munich Fabric Start Fuarı´na Milli Katılım Organizasyonu yapmaya hazırlanıyor.
İzmir Hava Durumu
Bugün
Bulutlu
23°
12°
Salı
Bulutlu
23°
15°
Çarşamba
Fırtına
21°
16°
Perşembe
Fırtına
18°
11°
DOLAR
5.6134
EURO
6.4316
-Her 4 Amerikalıdan biri mutlaka televizyonda görünüyor. (Sokakta her 4 kişiden 1 imza dağıtıyormuş düşünsenize) -Uyurken televizyon seyrederken yaktığımızdan daha fazla kalori yakıyoruz. (Demekli televizyonla uyutuluyoruz) -Bir karıncanın koku alma yet

İlginç Bilgiler 5
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Melaike, çanı olan kervana arkadaş olmaz.

Hz. Muhammed
İzmir için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:37 08:19 13:23 15:51 18:10 19:39
Dolma iç için kullanacağınız pirincinizi mutlaka ılık suda bekletip yumuşatın ve nişastasından arındırmak için birkaç defa sudan geçirin. Böylece içinin sert kalmasını önlersiniz. Dolmamızın daha lezzetli olması için sızma zeytinyağı kullanın.

Dolma - Sarma Tarifleri İle İlgili Püf Noktaları